Ekonomi ilk bakıldığında karmaşık tabloların, grafiklerin, istatistiki bilgilerin ve rakamların olduğu, bir çalışmanın bütünü olarak görülebilir. Ancak, bu görüntüsünden çok daha uzakta, ekonominin asıl ilgi alanı ihtiyaç ve istekleri karşılamaya yönelik insan davranışlarını mantık çerçevesinde ele alan bir bilim dalı olmasıdır.

Kendi üzerimizden örnek vermek gerekirse, kişi gündelik hayatında kısıtlı kaynakların olduğu problemlerle karşılaşmaktadır. Buna bağlı olarak ihtiyaç ve isteklerini karşılamak amacıyla kullanacağı para için kesin doğru kararları veriyor olması gerekmektedir. Bu doğrultuda muhtemelen paranın bir kısmını; kira, elektrik, su, doğalgaz, yemek ve diğer borçlar gibi zaruri ihtiyaçları için harcayacaktır. Geri kalan kısmını ise sosyal ve kültürel aktiviteler için kullanacaktır. İşte bu noktada, ekonomistlerin ilgi alanını da kişilerin para harcarken ki oluşan tercihleri üzerine oluşmaktadır. Ayrıca ekonomistler, örneğin, eski televizyonunu yenilemek yerine kişinin neden bir DVD oynatıcı aldığını, sigaranın fiyatının 2 TL artmasına karşılık kişinin ne denli sigara almaya devam edeceğini de sorgulamaktadırlar. İşte bu noktada ekonominin altında yatan temel neden de birey ve toplumun var olan meta kısıtına karşılık davranışsal olarak verecekleri tepkileri ölçebilmektedir.

Tüm bu nedenlerden dolayı ekonomi bilimine sıkça toplumun kesin bakış açısı üzerine çalışılan “kötümser bilim” olarak atıfta bulunulur. Modern ekonominin babası ve ünlü “Ulusların Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir Araştırma” kitabının yazarı Adam Smith (1723-1790), ekonomi disiplinini ortaya çıkararak, bazı ülkelerin zenginleşirken, diğerlerinin neden yoksulluğun içinde kaldığını anlamaya çalışmıştır. Kendisinden sonra gelen araştırmacılar da ulusların kaynak paylaşımının zenginliklerine nasıl etkidiği üzerine keşiflerde bulunmuşlardır.

Bu tarz konuları incelemek için, ekonomi bilimi insanların yerine getirmeyi amaçladıkları ilgi alanları üzerinde yaklaşımlarda bulunur. Ayrıca, bireylerin istek ve ihtyaçlarını yerine getirebilme çabalarında rasyonel olduklarını varsaymaktadır. Bu nedenle, ekonomi bilimi, kendi ihtiyaçlarına göre hareket eden insaları inceleyen sosyal bir bilimdir. Ekonomi biliminin altında yatan karmaşıklığı yansıtan en kapsamlı tanım ise 20. yüz yılda “Ekonominin İlkeleri” (1890) kitabının da yazarı Alfred Marshall tarafından yapılmıştır. Marshall’a göre;

“Ekonomi bir taraftan zenginlik üzerine bir çalışmayken; diğer taraftan ve daha da önemlisi, insanlık üzerine olan bir çalışmanın parçasıdır.”

Ekonominin İki Ana Temeli

Burada iki önemli kavramı anlamakta yarar var. Birincisi arz kısıtı, İkincisi ise ekonomi biliminin altında iki ana başlık olan; Mikroekonomi ve Makroekonomi kavramlarıdır.

 1.Arz Kısıtı

Arz kısıtı, konunun en başında da değinildiği gibi; limitsiz istek ve ihtiyaca karşı limitli kaynağın arasında oluşan bir sıkıntı olarak karşımıza çıkmaktadır. Birey için, kaynaklar; zaman, para ve beceriyi içinde barındırmaktadır. Ancak ülke için, limitli kaynaklar; doğal kaynakları, yatırım, iş gücü ve teknolojiyi barındırmaktadır.

Tüm istek ve ihtiyaçlarımıza karşılık, kaynaklarımızın kısıtlı olmasından dolayı bireyler ve ülkeler hangi mal ve hizmetleri satın almaları veya vazgeçmeleri gerektiğine karar vermeleri gerekmektedir. Örneğin, iki adet video kaset almak yerine bir adet DVD satın almayı tercih ediyorsanız, daha düşük teknolojili filme sahip olmaya karşılık daha yüksek teknolojiye sahip DVD’yi tercih etmek durumundasınızdır. Tabi ki, her bir birey ve ülke farklı değerlere sahip olacaktır. Ancak değişik seviyelerdeki kaynaklara (sınırlı) sahip olsa da, insanların ve ülkelerin yüzleşmek zorunda kaldığı arz kısıtı, sahip oldukları bu değerlerin sonuçları olarak karşılarına çıkmaktadır.

Sonuç olarak, arz kısıtı nedeniyle, insanlar ve ekonomiler kaynaklarını nasıl pay etmeleri gerektiği konusunda karar vermek zorundadırlar. Tüm bu kararların neden verileceği ve kaynakların daha verimli nasıl pay edileceği üzerine çalışmaları amaçlayan kavram da ekonomi bilimidir.


2.Makroekonomi ve Mikroekonomi

Makro ve mikroekonomi, ekonomide gözlenen iki temel bakış açısını oluşturmaktadır. Makroekonomi, ülkelerin toplam çıktısını inceler. Üretim seviyesini en yüksek seviyeye çıkartmak, ticareti teşvik etmek ve gelecek nesiller için büyütmek amacı ile topraklarındaki kısıtlı kaynakları, işgücünü ve sermayeyi tahsis etme yolu ile ilgilenir. Adam Smith tarafından toplum bir bütün olarak göz önüne alındığında, ekonominin tekerleklerini döndüren “görünmez el” olarak piyasa gücünü oluşturduğu ve ekonominin işlevini devam ettirdiği belirtilmiştir.

Mikroekonomi de birey ve şirket ekonomisini benzer başlıklarla inceler. Daha bilimsel bir yaklaşıma eğilimi vardır ve çalışmalar ekonomiyi tümüyle oluşturan parçaların birleşimi için yapılır.  İnsan davranışlarına bağlı bakış açıları analiz edildiğinde, mikroekonomi bizlere bireylerin ve şirketlerin fiyat değişimlerine olan tepkisini, niçin talep ettiklerini ve belirli fiyat seviyelerinde neler yaptıklarını göstermektedir.

Makro ve mikroekonomi birbirine bağımlı yapılardır. Özellikle ekonomistler kesinleşmiş olguları anlama kabiliyetini kazanırken, ülkelerin ve bireylerin, kaynaklarını pay etmelerinde daha doğru kararlar vermelerine yardım edebilmektedirler. Ülkelerin kaynaklarını pay etmek için kullandıkları sistemleri; merkezi planlı ekonomi ve diğer tarafta piyasa ekonomisinin bulunduğu bir görüntü olarak düşünebiliriz. Piyasa ekonomisi, rekabetçi pazarın içindeki kaynakların nasıl pay edilmesi gerektiğini tanımlayan “görünmez el”i oluşturan gücü desteklemektedir. Merkezi planlı ekonomi ise ülke kaynaklarının nasıl en iyi pay edileceğine karar veren devlete dayanmaktadır. Her iki sistemin içinde de, arz sıkıntısı ve sınırsız talep, devletleri ve bireyleri; kaynakları en iyi nasıl yönetebilecekleri ve olası en verimli yol ile nasıl pay edeceklerine yönelik kararlarını vermek için zorlar. Tüm bunlara karşılık, yine de, ekonominin ve devletin yapabileceklerinde her zaman belli sınırlar olacaktır.

Kaynaklar:

  1. “Investopedia – Economics Basics: What Is Economics?”
  2. “Investopedia – Economics Basics: Introduction”

Pin It on Pinterest

Shares
Üye olun.

Üye olun.

Mail listemize üye olarak, en son haber ve güncel makalelerle piyasaya hakim olun. Mailinize gelen onay e-mailini kabul etmeyi unutmayın!

Teşekkürler. Başarılı bir şekilde üye oldunuz. Mailinize gelen e-maili onaylamayı unutmayın!