Yazı dizimizin ikinci kısmını “Deniz Kabuğu ve Sigara” başlığı altında sizlerle paylaşıyoruz. İlk yazıyı okumadıysanız buradan okuyabilirsiniz.

Para pek çok yerde ve farklı zamanlarda icat edildi. Paranın icadı teknolojik bir dönüm noktası değil, zihinsel bir devrimdi. Bu devrim, sadece insanların ortak hayal gücünde yaşayan yeni bir gerçekliğin yaratılmasında gizliydi.

Para, madeni metaller veya banknotlar demek değildir; mal ve hizmet takasını gerçekleştirmek amacıyla diğer ürünlerin değerini sistemli olarak belirleyebilmek için insanların kullanmaya razı oldukları şeydir. Para, insanların farklı ürünlerin (örneğin elma, ayakkabı ve boşanma davası işlemleri) değerini kolayca ve hızlı kıyaslayabilmelerini, ürünleri takas edebilmelerini ve birikimlerini depolayabilmelerini sağlar. Tarihte pek çok para türü icat edilmiştir.  Bunlardan en bilineni, standartlaşmış baskılı madeni paradır. Madeni para basımı icat edilmeden çok önceleri de mevcut olan para, çeşitli kültürlerde farklı eşyalar kullanılarak gelişti: deniz kabuğu, hayvan derisi, tuz, tohum, boncuk, kumaş ve taahhütname. Deniz kabukları dört bin yıl boyunca tüm Afrika, Güney Asya, Doğu Asya ve Okyanusya’da para olarak kullanıldı. 20. yüzyılın başlarında İngiliz Ugandası’nda, vergiler hâlâ bu kabuklarla ödenebiliyordu.

auschwitzModern hapishanelerde ve esir kamplarında, sigara çoğu zaman para yerine geçer. Sigara içilmeyen hapishalerde bile mahpuslar sigarayı para olarak kabul etmeye isteklidir ve diğer tüm mal ve hizmetlerin fiyatını sigarayla ölçerler. Auschwitz’den kurtulabilen biri, kampta para olarak kullanılan sigarayı şöyle anlatıyor: “Kimsenin değerini sorgulamadığı kendi para birmimiz vardı: sigara. Her ürünün fiyatı sigara bazındaydı. ‘Normal’ zamanlarda, yani gaz odalarına gönderilecekler düzenli olarak gelmeye devam ettiğinde, bir somun ekmek on iki sigaraydı, üç yüz gramlık bir margarin otuz, kol saati seksenle iki yüz, litre alkolse dört yüz sigaraydı!”

Aslında bugün bile madeni para ve banknotlar nadir bulunan para türleridir. 2006’da toplam para miktarı 473 trilyon dolarken, madeni para ve banknotların toplam değeri 47 trilyon dolardan azdı. Tüm paranın yüzde 90’ından fazlası (hesaplarımızdaki 400 trilyon dolardan daha fazla) sadece bilgisayarlarda mevcuttur. Buna bağlı olarak pek çok mali işlem, elektronik verinin bir bilgisayar dosyasından ötekine aktarılmasıyla, yani herhangi bir fiziksel transfer olmadan yapılır. Sadece bir suçlu ev alırken para dolu bir çanta verir, insanlar elektronik veri kullanarak mal ve hizmetleri takas etmeye oldukça isteklidir, bu yöntem pırıltılı metallerden ve gıcır gıcır kağıtlardan bile daha iyidir; hem yer kaplamaz hem de hesabını tutmak daha kolaydır.

Karmaşık ticari sistemlerin işleyebilmesi için bir tür paranın olması kaçınılmazdır. Bir para ekonomisindeki bir ayakkabıcının tek bilmesi gereken farklı ayakkabı türlerinin fiyatlarıdır, ayakkabılarla elmalar veya keçiler arasındaki değişim oranını bilmesine gerek yoktur. Para ayrıca elma yetiştiricilerini de elma isteyen ayakkabıcılar bulma zorunluluğundan kurtarır, zira herkes her an para ister, bu da belki de paranın en başta gelen özelliğidir. Herkes her an para ister çünkü geri kalan herkes de her an para istemektedir, dolayısıyla parayı istediğiniz veya ihtiyacınız olan her şeyi edinmek için kullanabilirsiniz. Ayakkabıcı paranızı almaktan hep memnun olacaktır, çünkü o anda canı ne isterse (elma, keçi veya boşanma davası açmak) parayla elde edebilir.

Para insanların neredeyse her şeyi, her şeyle değiştirebilmesini sağlayan evrensel bir araçtır. Ordudan atılmış bir asker üniversite öğrenim ücretini askerdeki birikimiyle karşılayınca, kas gücü beyin gücüne dönüşmüş olur. Bir barın destekçilerini güçlendirmek için bir mülkünü sattığında toprak sadakate dönüşür. Bir doktor kazancını avukat tutmak veya bir yargıca rüşvet vermek için kullandığında sağlık hukuka dönüşür. Seksin kurtuluşa dönmesi bile mümkündür. 15. yüzyıldaki hayat kadınlarının erkeklerle para için yatıp, kazandıkları parayı da Katolik Kilisesi’nden endüljans satın alırken yaptıkları gibi.

İdeal para türleri, insanların bir şeyi başka bir şeye dönüştürmesini sağladığı gibi birikimlerini saklamalarına da olanak verir. Zaman ve güzellik gibi pek çok değerli şey biriktirilemezken, bazı şeyler de çok kısa  süreliğine depolanabilir (çilek gibi), ya da daha dayanıklıdır ama çok yer kaplar, pahalıdır ve özel tesis, bakım gerektirir. Örneğin tohum yıllar boyunca saklanabilir, ama bunun için devasa silolar inşa etmek ve buğdayı fare, küf, su, ateş ve hırsızlardan korumak gerekir. İster kağıt, ister bilgisayar bitleri veya deniz kabukları olsun, para bu sorunları çözer. Deniz kabukları çürümez, farelere yem olmaz, ateşe dayanıklıdır ve bir kasada saklanabilecek kadar ufaktır.

Birikimi kullanabilmek için depolamak yetmez, çoğunlukla bir yerden bir yere de taşıyabilmek gerekir. Emlak gibi bazı birikimler hiç taşınamazlar; buğday, pirinç gibi ürünlerse zorlukla taşınabilirler. Parasız bir ülkede yaşayan ve uzak bir diyara taşınan zengin bir çiftçi hayal edin. Çiftçinin birikimi pirinç tarlalarından ve evinden ileri gelmektedir, ama taşınırken yanına evini de tarlalarını da alamaz. Bunları tonlarca pirinçle değiştirebilir ama o durumda da bütün bu pirinci taşımak çok zor ve çok pahalı olur. Para işte bu problemleri çözer, para sayesinde çiftçi bütün birikimini birkaç çuval deniz kabuğu karşılığında satar ve bunu da yanında kolaylıkla taşıyabilir.

Para birikimleri kolay ve ucuz biçimde dönüştürebildiği, depolayabildiği ve taşıyabildiği için dinamik piyasaların ve karmaşık ticari ağların oluşumuna hayati derecede katkı yapmıştır. Para olmadan ticari ağlar ve piyasalar büyüklük, karmaşıklık ve dinamizm bakımından çok sınırlı kalırlardı.

Kaynak: Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens – İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

Pin It on Pinterest

Shares
Üye olun.

Üye olun.

Mail listemize üye olarak, en son haber ve güncel makalelerle piyasaya hakim olun. Mailinize gelen onay e-mailini kabul etmeyi unutmayın!

Teşekkürler. Başarılı bir şekilde üye oldunuz. Mailinize gelen e-maili onaylamayı unutmayın!